Çocukluğumuzda anne-babamızın çıplak gözle güneşe asla bakmamamız
konusunda bizi uyardığını hatırlayın. Güneş tutulmasını izleyebilmek
için kağıtlara delik açtığımızı veya isli camlar kullandığımızı
hatırlayın.
Güneş ışığında neden gözlerimizi kısarız?
İşte cevabı:
Ultra viole ışınlar = (yani) zararlı güneş ışıkları
üç ayrı dalga boyuna (genişliğe) sahip üç tür ışıktan oluşur:
ultra viole, görülebilir ve enfraruj (kızıl ötesi).
Ultra viole ışın (180-380 nanometre dalga boyu
genişliğinde) üç kategoride incelenir: UVA,UVB VE UVC ki
retinaya en fazla hasar veren de budur. UV ışınlarına gereğinden
fazla çıplak gözle bakmak retinanın tahriş olmasına
(iltihaplanmasına),korneanın erken yaşlanmasına,kataraktlara ve
tedavisi mümkün olmayan göz yaralanmalarına yol açmaktadır. Daha
açık bir ifadeyle UV ışınlarına fazlaca bakmak gözünüzü yakar!
Enfraruj(kızıl ötesi) Işınlar: Yüksek ısılı kızıl ötesi ışınlar
ısıyı yayar ve UV ışınlarının göz üzerindeki etkisini vurgular
(kuvvetlendirir).Kızıl ötesi ışınlar hava soğukken bize güneş
ışığı altında derinizin hissettiği sıcaklıktır. Kızıl ötesi
ışınlara fazlaca bakmak gözlerinizi kurutur ve kaşındırır.
Mavi Işık:Mavi ışık (ışın) bileşiği pek çok
probleme yol açar. Mavi ışık (ışın) çıplak gözle odak noktasına
kolaylıkla getirilemez. Bulanık odak noktasına ve görme
yüzdesinin azalmasına götüren görme zorluğuna sebebiyet verir.
Güçlü güneş ışığının gözü kamaştırıcı etkisi (kar körlüğü) de
mavi ışının sonuçlarındandır. Güneş ışığının zararlarından
korunabilmek için refleks olarak gözlerimizi kısarız. Bu durum
göz kırpmak kadar doğal bir şeydir.ydir.